Yalnız Kurt

| Kurt yalnızlığım… |
iletişim
Türk

“Bismillah Her HAYIR’ın başıdır” referanduma 12 Eylülde HAYIR oyuyla ülkemizi bölünmekten kurtarabiliriz.

Bu yazıyı paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati
  • Digg
  • del.icio.us
  • MySpace
  • Reddit
  • Sphinn
  • Mixx
  • Print this article!

Sinan is considered the greatest Ottoman architect of the Ottoman Empire’s Architectural heritage. It is generally assumed that Sinan was born in the year 1490. It is also assumed that he spent his youth in the village of Agirnas near Kayseri until conscription (devsirme) to the “masters of carpenters”. At age 22, Sinan is then recruited into the Corps of Ottoman Standing Troops (Janissary). During this military tour he travels widely throughout the empire, as far as Baghdad, Damascus, Persia and Egypt. In his own words he informs us about his observations:

“I saw the monuments, the great ancient remains. From every ruin I learned, from every building I absorbed something.”

[devamı...]

Bu yazıyı paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati
  • Digg
  • del.icio.us
  • MySpace
  • Reddit
  • Sphinn
  • Mixx
  • Print this article!

Mimar Hayreddin (15th -16th century):
Mimar Hayreddin is the architect who built Sultan Bayezid II’s (1481-1512) complex in Edirne. His name is mentioned in the Bursa Pilinç Hanı as a repairer (meremmetçi). It is also written in a document dated 1511 that he was the Chief Canal Planner (baş suyolcu). Hayreddin was a precursor of the tradition of Ottoman Classic Architecture. It is believed that he was a master of Mimar Sinan.
[devamı...]

Bu yazıyı paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati
  • Digg
  • del.icio.us
  • MySpace
  • Reddit
  • Sphinn
  • Mixx
  • Print this article!

Ey ezelden düşman, ey bir buçuk milyarlık buçuk millet!
Azdın yine sesini duyuyoruz uzaktan
Toprak yine Çin kanı çekiyor anlaşılan!
Yeni dünya seni yeni yeni görmekteyken
Bilirim ben senin kahpeliği ta milattan önceden
Tanrı’nın kılıcı Atilla’nın sesini duyup Avrupa’dan
Yüz mü çevirdik sandın Ata yurttan?
Şimdi sen beni iyi dinle, ezelden kalabalık buçuk millet!
Bir milyardan bir kahraman çıkaramamış, ey adi millet!
Unutma tarihi bak eskiler ne der;
Azdan az, çoktan çok gider!
Sen zaten hep benden çoktun;
Sen hep savaşta kaybeden oldun!
Ben burada titretirken Avrupa’yı
Duyduk ki sen boş bilmişsin Asya’yı.
İyi bilirim sendeki bu azgınlığın nedenini ey alçak!
Bin yıl oldu atmadık sana iyi bir tokat!
Oysaki hala suratındadır Kürşad’ın tokat izi;
Sızısı mı dindi de, yine çağırıyorsun bizi?

Gelgelelim şimdiki akıttığın salyalara
Uygur’uma silah çatıp kurşunlamana
Sen adımız ayrı diye, birbirimizi tanımaz mı sandın?
Yoksa soy adımıza mı bakmadın?
Unutmadım, Altayların eteğinde at koşturanım ben!
Doğu Türkistanlı Kaşgarlı Mahmut um ben!
Altaylarda yükselirken gök kubbeye tekbirler
Erciyes’te haykırır Bozkurtlar; Allah u ekber!
Ant içilirken Urumçi’de intifadaya
Sırtımızı mı döneceğiz sandın Uzak Asya’ya?
Dökmemiş ecdadım bütün kanını, nedeni belli
Dünyanın dörtte üçü, pis kanını yıkamaya yetmezdi!
Boğularak öldürülmek asillere yakışırdı
Biraz asil olsaydın, soyun tarihe karışırdı!
Son yüzyılda çıktı yine senden en büyük domuz
Tek övüncün Mao olsa gerek ey Çinli soysuz!
Mao denen itin burada da yalcısı çoktu
Bozkurtlar bu itlerini Anadolu mezarlığına soktu!
Bütün dünya şaşkın;
Büyük Çin, muhteşem Çin, süper güç olmuşsun diyorlar
Senin adın geçtikçe tir tir titriyorlar
Sende bir havalardasın, ta ezelden küstahsın
Ne sen yalan konuş ne de ben; sen ezelden korkaksın!
Üredikçe üredin, milyarı geçtin ama, geçemedin Uygur’umu
Geçemedin Kürşad soylumu, İsa Yusuf’umu, Osman Batur’umu!
Şimdi diyorsun ki zamanı geldi
Son elli yılda Uygur bayağı bayağı ezildi
Tamam, artık Uygur’un tam elli mislisin
Hem güçlü, hem semizlisin
Tarihine bir kere olsun, bir kere yazdır yiğitlik
Gel yapalım senle savaş meydanında şenlik!
Şenlik; Türk’e savaştır elbet!
Döktükten sonra toprağa kap kara kanınızı
Üzerine içeceğiz apak kımızımızı!
Saklanmaya kalkma gelince, çekme önüne setti
Aşmaya gerek kalmadan sen gel beri.
Şimdi set de kurtaramaz seni, kanatlı kuşlar var bilirsin
Artık o setten bir de gök kubbeye dikersin!
Bilge Kağan hükmünü vermiş, doğru sözü demiştir
Sözü tatlı, ipeği yumuşak Çinliye güvenmeyin demiştir!
Dünyaya sözüm yok, dünyadan bir isteğim yok
Dünyada Türk’ün Türk’ten gayrı dostu yok!
Zaten dünyadan medet ummadık hiç
Zaten haçlı da aynı senin gibi bir piç!
Sen durmazsın bilirim, durmazsın kan akmadan
Kutlu yarınlarımızın müjdesidir intikam!
Kanında var azmanlık kudurdukça kuduracaksın
Az daha sabret, Gök bayrağa selam duracaksın!
Ey Çinli; denilir ki güçlüsün, denilir ki kalabalıksın, denilir ki zenginsin
O zaman haydi meydan ver Uygur’a, görelim ne kadar mertsin!
Vallahi bize gerek yok, gelmemizden korkma
Zaten gerek yok denk sayılır sayınız Uygur’uma!
Savaş başlasın, sonucu bizce bellidir
Zafer “Allah bir” diyenlerindir!

Bu yazıyı paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati
  • Digg
  • del.icio.us
  • MySpace
  • Reddit
  • Sphinn
  • Mixx
  • Print this article!

YalnızKurt